Pazartesi, Temmuz 02, 2007


BILDIRCIN ve SONBAHAR

Necip Mahfuz

Mısırlı yazar Necip Mahfuz'un okuduğum ilk kitabı.
Devrim öncesi bakanlıkta önemli bir memur iken devrim sonrası hem işini hem itibarını kaybetmiş bir adamdır İsa. Hayatına yön vermek için yeni bir işe değil uzun bir tatile ihtiyaç duyar. Tabi bu arada da işi ve itibarı kaybolduğu için sevdiği kızla evlenemez.
Geçici bir süreliğine başka bir şehre yerleşir. Burada Rira'yla tanışır. Kısa bir arkadaşlıktan sonra Kahire'ye geri döner İsa. Bu arada annesini kaybeder. Kendinden büyük ve oldukça zengin olan Kadriye ile evlenir ama hala dolduramadığı bir boşluktadır. Yıllar sonra tatil için İskenderiye'ye gittiğindeyse Rira ve kızıyla karşılaşır acaba bu kız onun kızı mıdır?...hikayesi bu...

Bolca siyaset felsefesi ağırlıklı, insan psikolojisi ve tabiki hayatı anlamlandırma uğraşı bu kitapta bolca var. Bir devrim sadece siyaseti değil onun yaşamını da altüst etmiştir. İdealist bir memur iken devrim sonrası artık hem işinin, hem amacının ne olması gerektiğini bilemez. Boşluğa düşer. Hayatını anlamlandırmak uğruna kendiyle savaşa girer.

Siyaset felsefesi ve geniş anlamda felsefe ilginizi çekiyorsa okuyun derim, zira Necip Mahfuz aldığı felsefe öğreniminin hakkını fazlasıyla vermiş. Bırakın konuyu, paragrafı her satıra sinmiş felsefi söylemler. Bu, kitaba bazen değişik bir güzellik verse de bazen okuyanı sıkıyor ama yine de Nobel ödüllü bu yazarın eserleriyle tanışmalıyız diyorum.

Kaknüs Yayınları, basım yılı 2001, 112 syf.

1 yorum:

* * * * * dedi ki...

Merhabalar;

Ben bir Necip Mahfuz hayranıyım. Hatta kitap kulübümüzde sunum sırası bana geldiğinde seçtiğim kitap Cebelavi Sokağının Çocukları olmuş ve 12 kişiye hafiften bir eziyet çektirmiştim ama şaşırtıcı da olmuştu.

Mutlaka okumanızı tavsiye ederim. Ancak Kahire Üçlemesi ve Midak Sokağı da neden Nobel aldığını kanıtlar nitelikteki eserleri.

Sevgiler
Billur