Pazar, Ekim 07, 2007

ÂMÂK-I HAYAL

Şehbenderzade Filibeli Ahmed Hilmi


Âmâk-ı hayalde, hayalin derinliklerinde uzun, anlamlı, felsefi bir yolculuk etmeye razı tüm Racilerin hayattaki anlam arayışına ışık tutacak derin felsefi roman.

Roman kurgusuyla yazılmış bir kitap ama klasik roman okuyucularına farklı gelebilir, kitabın özünü felsefe oluşturuyor çünkü. Kitapta kendinizi bir anda Buda 'yla hiçlik zirvesinde, Zerdüşt'ün diyarında, Anka'yla Kaf Dağı'nda, sonunda ilahi aşkın nuruna yapılan manevi bir yolculukta bulacaksınız. Okudukça tasavvuf aleminde, fonda ney sesiyle -tıpkı Raci gibi- enginlere açılacaksınız.

Kitap, anlam arayışı içinde olan Raci'nin evinin yakınındaki mezarlıkta küçük kulubesinde yaşayan Aynalı Baba'yla tanışmasıyla başlıyor ve bundan sonra Aynalı Baba'nın neye üflemesiyle Raci, hayalin derinliklerinde herbiri ayrı manalarda yolculuklara çıkıyor.

Raci ilk hayal yolculuğunu Buda nezaretinde hiçlik zirvesine yapıyor ve burada nefsiyle yüzleşiyor. İkinci hayal yolculuğunu Zerdüşt diyarına yapıyor ve burada muhabbet, hikmet ve aşkın manasını kavramaya çalışıyor. Üçüncü hayal yolculuğunu Brahmanların diyarına yapıyor ve burada Hakk'ın varlığının basamaklarını ve ruhunun derecelerini idrak ediyor. Dördüncü hayal yolculuğunda ise bilimin ne derece görece ve algı ile sınırlı olduğunu kavrıyor. Beşinci hayal yolculuğunda Zümrüdü Anka kuşunun sırtında alemleri dolaşıyor ve Hakk'ın azameti karşısında şaşkına dönüyor. Altıncı hayal yolculuğunu Hint diyarına yapıyor ve burada halkın başına musibet olan bir ejderhanın sorusuna yanıt arıyor. Soruysa şu: "Bu kervan nereye gidiyor?"... Çok uzun yolculuklardan sonra bu soruya cevap veriyor ve diyor ki:
"- Ey akılsız canavar! Tekamüle muhtaç olan bu alemler, feleğin mahkumu bu kervan, hayalin bile kavramakta aciz kaldığı eşsiz bir sırra, ilahi güzelliğin nuruna doğru koşup gidiyorlar."...

Raci'nin hayalin derinliklerindeki bu yolculuğu , nihayetinde mana buluşlarıyla devam ediyor.

İşin enteresan yanı, ben tam da bu kitabı okurken tesadüfen elime geçen bir gazetenin hafta sonu ekinde Cem Uygun imzalı, Kıssadan Çizgi adlı bir çizgi dizide Âmâk-ı Hayal'de Raci'nin altıncı hayal yolculuğunun olduğu bölüm resmedilmiş ve o kadar güzel anlatılmış ki kitapla birebir, çok şaşırdım önce, çok da sevindim. O çizgi diziden sonra kitabı iki kat daha fazla dikkatle okumaya koyuldum. Aslında bu tür çizgi diziler yani kitapları çizgi diziye dönüştürme keşke gazete diye elimize aldığımız diğer kağıt yığınlarında da olsa, belki onları okunmaya değer kılardı ve de kitap okumayı sevmeyenlere de bu sevgiyi kazandırırdı, kim bilir...

Kitaba dönersek, kitapta okuyucuyu daha çok sürprizler bekliyor, Aynalı Baba ile Raci'nin yolları ayrılıyor ve bir gün umulmadık bir yerde karşılaşıyorlar. Gerisini yazmayayım, kitabı okumamış ve okuyacak olanlara haksızlık etmeyeyim, bütün kitabı anlatarak.


Kitabın en can alıcı cümlesi, kitabın arka kapağında da yer verilmiş:

"Tuhaf! Varla yok hiç bir olur mu? Örneğin ben şimdi varım, yok olacağım. Bu ikisi arasında fark yok mu?" dedim.
Deli, başını çevirdi. Kahkahayı bastı:
"Vay! Sen varsın ha?! Acaba var mısın?"...


tasavvufi felsefeyi sevenler için birebir...

6 yorum:

Enes dedi ki...

İlgimi çekti doğrusu, Kürt Mantolu Madonna'yı bitirdikten sonra okuyabilirim.
Ayrıca annesinin kusuzu da tam bir kuzuymuş. Yanaklarından mıncırdım. (:

evvelzamanicinde dedi ki...

güzel bir kitap, tavsiye ederim...

etki alanı dedi ki...

Benim kütüphanem gibisiniz.okuyamasam da kitap özetleri,isimleri hakkında bilgilendiriyor beni.tepki vermesem de sessiz takipteyim.İyi bayramlar dilemek için uğradım.
Tütü

evvelzamanicinde dedi ki...

teşekkür ederim, güzel yorumunuz için. size de iyi bayramlar...

Enes dedi ki...

Bir ricam olacak, daha çok yazabilir misin? okumak istiyorum. (:

evvelzamanicinde dedi ki...

bu kitap hakkında diyorsanız, oldukça uzun anlattım zaten. Gerisini de okuyacak olanlara bırakıyorum. Eğer siz de okursanız, okuduktan sonraki yorumlarınızı da paylaşırsanız sevinirim.
başka kitaplardan bahsetmemi istiyorsanız, okudukça yazmaya çalışıyorum. Şu an Agatha Christie dönemimdeyim, polisiye okuyorum, yorumlarım çok yakında...