Cuma, Ekim 10, 2008


SPELLBOUND / ÖLDÜREN HATIRALAR

Başrollerini Ingrid Bergman ve Gregory Peck'in paylaştığı 1945, ABD yapımı bir A.Hitchcock filmi.

Romandan senaryolaştırılıp filme uyarlanan Spellbound'un konusuna gelince:

-açıklayıcıdır bilginize-
Dr. Constance Petersen (I. Bergman), kendini işine adamış başarılı bir psikiyatristtir. Bir gün,çalıştığı hastanenin şefi olan Dr. Murchison' ın yerine suçluluk psikolojisi üzerine çalışmaları bulunan ünlü doktor Anthony Edwardes atanır. Dr. Anthony Edwardes hastaneye gelir. Herkesin beklediğinden de genç olan doktorun, diğer doktorlarla birlikte yemek yedikleri sırada, Dr. Constance Petersen'in örnek vermek için masa örtüsüne çatalıyla çizgiler çizerken tuhaf tepkiler vermesi ve çizgileri bıçağıyla düzeltmesi dikkat çeker.Dr.Constance ve Anthony Edwardes arasında yakınlaşma başlar. Bir hastanın intihar teşebbüsü sonrasında ameliyathaneye ikisi birlikte girerler ama Dr. Anthony Edwardes fenalaşır ve Constance onu odasına götürür. Uyanmasını beklerken doktorun kitabını okumaya başlar ama burada dikkatini çekecek bir şey olur. Kitaba Dr.Anthony Edwardes tarafından atılan imzayla, doktorun Constance'a yazdığı nottaki imza aynı değildir. Constance, başında beklediği adamın Dr. Anthony Edwardes olmadığını anlar. Adam uyandığında gerçek Dr. Edwardes'in öldüğünü öğrenir. Yalnız adam kendisine ait hiçbir şey hatırlamıyordur. Cebinden çıkan sigara tabakasının üzerindeki J.B. harflerinden ismini bulmaya çalışırlar. Constance adamdan hoşlanıyordur ve onu psikanaliz tekniğiyle konuşturmaya kararlıdır. Her ne kadar adam Dr. Edwardes'ı kendisinin öldürdüğünü söylese de Constance ona inanmaz. Adamın yani J. B.'nin gördüğü rüyaları yorumlamaya çalışır. Ameliyathanede fenalaştığı günün ertesinde Constance'a bir not bırakarak kaçar adam. Ve o gün polis de hastaneye gelmiştir. Gerçek Dr. Edwardes'ın sekreterinin ifadesiyle sahte doktorun izini bulurlar ama sahte doktor yani J.B. ellerinden kaçmıştır.

Constance notu bulur ve J.B. 'nin yanına gitmek üzere hastaneden ayrılır. Nottaki adrese gider. Bir otel odasında bulur onu. Ve psikanaliz seanslarına devam ederler. Ama Constance'ın fotoğrafının gazeteye verildiğini ve arandığını görünce otelden çıkarlar ve trene binip Constance'ın üniversiteden hocası olan Dr. Alexander Brulov' un evine giderler. Doktora evlendiklerini söylerler ama doktor gerçeği çoktan anlamıştır.

İki doktor birlikte psikanaliz uygularlar ve J.B.'nin tuhaf rüyalarını yorumlarlar. Beyazdan ve çizgilerden neden korktuğunu ortaya çıkarırlar. Yine rüyadan çıkardıkları Cebrail Vadisi'ne giderler Constance ve J.B yani John Balantine. J.B.'nin korktuğu beyaz, karı temsil etmektedir ve birlikte onun söylediği yerde kayak yaparlar. Tam uçuruma yaklaşmışken J.B., Constance'ı durdurur ve düşmekten kurtulurlar.
J.B. burada çok şey hatırlar. Özelikle Dr. Anthony Edwardes'ın buradan düşürüldüğünü ve kendisinin de küçükken kazayla kardeşinin ölümüne neden olduğunu. Kardeşinin ölümünden duyduğu suçluluk duygusundan kurtulabilmek için savunma mekanizması kendince böyle bir yol bulmuş ve J.B., Anthony'nin yerine geçmiştir. Olayı çözdüklerini düşünürler ama Dr. Anthony Edwardes'ın cesedi bulunduğunda işler daha da karışır. Çünkü cesette bir kurşun yarası vardır. Yani ortada bir cinayet vardır. Ve John Balantine tutuklanır. Constance işin peşini bırakmaz ve çalıştığı hastaneye geri döner Dr. Brulov ile birlikte. Hastanenin eski şefi tekrar iş başındadır. Dr. Murchison'ın yani şefin Dr. Edwardes hakkında söylediği bir cümle Constance'ı harekete geçirir ve Constance olayı çözer. Ve patlayan bir silah...

John Balantine serbest bırakılır ve mutlu son...

.......................................................

Filmdeki rüya sahnelerini ünlü ressam Salvador Dali tasarlamış. Oldukça farklı sahneler, özellikle iç içe açılan kapılar meşhur sahnesi filmin.
Yönetmeni sevdiğim için filmleri arasında seçim yapmakta zorlanıyorum ama bu film hem konu, hem işleniş açısından farklı bir Hitchcock eseri. A. Hitchcock sevenler, bu filmi de izleyin...




bir Alfred Hitchcock filmi

1945, ABD

gerilim, dram, romantik, gizem

111 dk.

Türkçe altyazılı


IMDb puanı 7.7/10.

1 yorum:

Biraz Şöyle Biraz Böyle dedi ki...

Çok uzun zaman önce Cnbc-e nin bir yönetmenin iki filmini arka arkaya verdiği bir cumartesi gecesi izlemiştim bu filmi. O zamanlar kendisinin 3-4 filmini ancak izlemiştim ama bu film sonrasında bulabildiğim her filmini izledim. Benim için hep liste başı yönetmen oldu.