Pazar, Mart 29, 2009


PIEDRA IRMAĞININ KIYISINDA OTURDUM AĞLADIM

Paulo Coelho

Yazarın okuduğum üçüncü kitabı. (Kitap hediyeleşmesinden benim payıma düşen bu kitap için sevgili Berrin'e tekrar teşekkür ediyorum.) Simyacı'yı çıktığı dönemde okumuştum ve bu kitabı da. Ama üzerinden epey zaman geçti ve tekrar okuyarak hafızamı tazelemiş oldum.
Üçüncü kitaba gelince o da Veronika Ölmek İstiyor...

Paulo Coelho her yazdığı kitapla çok satan kitap listelerinde üst sıralarda yer alsa da ben bunun nedenini bir türlü çözemedim. Kabul, Simyacı hoş bir kitaptı, hatta kendisinden sonra yazılan pek çok kitaba yol gösterdi, felsefi, dini ve mistik anlatımlar atağa geçti kabul ama ben hâlâ yazara bu kadar popülariteyi getirenin ne olduğunu anlayamıyorum. Kitapların konusu desen -tüm kitaplarını okumadım ama az çok kestirebiliyorum- mistik dokudan, din manifestosundan ileri geçmeyen kurguca oldukça basit, dili desen fikrimce vasat, e o zaman ne?

Maksadım, yazarı ya da eserlerini yerin dibine sokmak değil -ki bu yazara gerçekten haksızlık olur- sadece her anlamda çok daha güzel yazılmış eserlerin sırf reklamı yapılmıyor diye alt sıralarda yer almasına kızgınım. Yani reklam sektörü her şeyde olduğu gibi kitap konusunda da seçimlerimizi yönlendiriyor, beynimize ister istemez direktif veriyor, kitap arka kapaklarına düşülen iddialı cümlelerle okuru azımsanmayacak ölçüde kandırıyor/ikna ediyor...

Bu kadar eleştiriden sonra kitaba gelelim. Kitap, kadın karakter Pilar'ın dilinden, çocukluk aşkıyla yıllar sonra onun daveti üzerine buluşmalarıyla yeniden alevlenen aşklarının öyküsü. Ama ilişkileri önemli bir yol ayrımında. Çünkü erkek karakter papaz okuluna gitmiştir ve hayatı da kendisine Meryem Ana'nın lütfu olarak gördüğü insanları iyileştirebilme yeteneğini/ mucizesini kullanacağı dini bir boyuta girmiştir.

Kendini Tanrı'ya ve insanlara yardım etmeye adamış ama aynı zamanda sevdiği kadınla hayatı paylaşmayı düşünen, bu iki düşünce arasında kararsız kalan bir adam ve sevdiği adamla seçtiği yol ne olursa olsun ona eşlik etmek isteyen bir kadın.
Hangisi fedekarlık yapacak, neyden vazgeçilecek ya da vazgeçmeden elele yola devam mı edilecek? Bu noktada erkek, Meryem Ana'ya dua edip ondan yeteneğini geri almasını isteyecek ve duası kabul olacak. Ama Pilar'ın istediği bu mu?
Pilar, Piedra Irmağı'nın kıyısında gözyaşlarını dökerken ve yaşadıklarını kaleme alırken ırmağın, üzerine düşen her şeye yaptığı gibi onları da, duygularını da taşa çevirmesini bekleyecek.
Ama aşk, birlikte çıkılan bir yolculuksa anlam kazanır ve onlar da yola birlikte çıkacaklar...

Tüm bu kurgunun içine uzun uzadıya yerleştirilen dini atmosfer kitabın akıcılığını sekteye uğratsa da malumumuzdur ki yazar zaten bildik bir aşk hikayesi yerine hem ilahi hem beşeri aşkı konu alıyor ki bu durumda gayet tabi karşılanıyor Hristiyan öğelerin bolca kullanılmış olması.

Sözün sonuna gelelim. Kitaplığımda ( Kitap rafımda ve tv dolabının altı diyeyim, çünkü hâlâ bir kitaplığım yok) Paulo Coelho kitabı yoktu, artık oldu.


Can Yayınları, basım yılı 2008( ilk basım 1997), 218 syf.

1 yorum:

dalgasesleri dedi ki...

Oldum olası Latin edebiyatını severim. Çünki felsefi yönleri vardır, satır aralarında genelde mesaj verirler. Son kitabı Kazanan Yalnızdırı da size önerebilirim.