Pazartesi, Temmuz 02, 2007


EYLÜL

Mehmet Rauf

Hüzün ve yas ayı eylül...Bir yapraklı bahardan bir karanlık kışa geçişte, aradaki o hüznün ayı; yalnızlığın, pişmanlığın, ömrümüzden kayıp giden o boşa geçmiş yılların, çaresiz bir aşkın yas tutan ayı...Suat ve Süreyya birbirini çok seven evli bir çifttir. Çiftin en yakın arkadaşları olan Necip ise bekar, pek çok gönül eğlencesi yaşayan ve bir süre sonra hayatının anlamsızlaştığını hisseden bir arkadaş, bir dost ve Süreyya Bey'in kuzenidir. Süreyya'nın bir süre sonra kendisine yeterli vakit ayırmamasıyla bunalan, yalnız kalan Suat'la yalılarına sık sık gelen, günlerce evlerinde misafir ettikleri aynı zevkleri paylaştıkları Necip arasında, önce Necip'in daha sonra Suat'ın aşkıyla çaresiz bir yola girilen ömrün eylülü...Bir yanda aşkı tüm ezalarıyla çekerken bir yanda Süreyya'ya karşı duyulan pişmanlık,utanç Suat ve Necip'i imkansız bir aşka sürükler...

Güzel betimlemeler, mükemmel psikolojik tahliler, iç konuşmalar eseri gerçekten kıymetlendirmiş. Edebiyatımızda ilk psikolojik roman olma özelliği taşıyan bu kitap, anlattığı konu itibariyle ne kadar bizim ahlak değerlerimize ters düşse de yazar yine kendi kalemiyle içine düşülen toplum ahlakına aykırı bu durumu çaresiz aşkın kahramanlarını ölümde birleştirerek bir şekilde yanlışa sapmadan kurtarmıştır.Bu son, bir nevi cezalandırma gibidir.

Eserin anlatım diline gelince, kolay anlaşılır bir dille yazılmış ama basit değil, ruh tahlileri zengin ve geniş bir çerçevede verilmiş, eserin geneline bu ruh durumları hakim ama kesinlikle sıkıcı değil bu da eserin başarısı. Klasik okumayı sevenlere ilk tavsiye edilecek kitaplardan biri...

2 yorum:

NnEvV dedi ki...

yeğenimin geçen sene doğum günü hediyesiydi bana..
Çok severek okumuştum, yalnız sonu şaşırtmıştı.. Aşk için ateşe atlamak bu olsa gerek ;)

evvelzamanicinde dedi ki...

:-)
Benim de favori kitaplarımdan biridir, beğenmenize sevindim...