Salı, Şubat 26, 2008


ROMEO ve JULIET

W.Shakespeare

Okunmuş, yazılmayı bekleyen kitaplar birikti. Yaklaşık on kitabın arasından Shakespeare'i seçtim öncelikle. Daha önce polisiyeyle okumaya başladığımı söylemiştim, ikinci olarak oyun kitaplarına geçiyorum (Kısa bir süre önce başladım oyun kitaplarına.Okuması çok zevkli).

Shakespeare'den aşkın trajedisi: Romeo ve Juliet.

Düşman iki aile: Capulet ve Montague. Montegue'nün oğlu Romeo, karşılıksız kalmış bir aşkın acısını yaşarken, akrabası ve arkadaşı Benvolio'nun ricasıyla düşman aile Capuletlerin verdiği şölene katılır. Orada gördüğü güzel Juliet'e gönlünü kaptırır. Juliet de Romeo'dan etkilenmiştir. Dadısından Romeo'nun Monteguelerin oğlu olduğunu öğrenmesi bile, ona aşık olmasını engelleyemez. Romeo çektiği aşk acısını, Juliet'i gördüğü an unutmuş, yeni hülyalara dalmıştır. Burada Romeo'nun şıpsevdi bir karakter olduğunu düşünenleriniz varsa benim gibi, Romeo'nun da buna cevabı hazır:

Romeo hislerini Rahip Lawrence'a anlatır. Rahip de ona şöyle der: "Gençlerin sevgisi yüreklerinde değil, gözlerindeymiş meğer. Allah Allah! O Rosaline uğruna nice gözyaşıyla yıkandı yanakların; nice tuzlu sular aktı boş yere aşka çeşni vermek için, ama bırakmadı ağızda. Güneş daha dağıtmadı gökteki ahlarını, eski iniltilerin çınlar daha şu benim ihtiyar kulaklarımda". Romeo'nun cevabı: "Azarlama, n'olur! Bu şimdiki sevdiğim ilgiyi iligiyle karşılıyor, sevgiyi sevgiyle; öteki öyle değildi."

Romeo, şölen gecesi bahçede, Juliet'in penceresi altında beklerken, Juliet'in kendi kendine konuşmasına şahit olur. Juliet'in karanlığa söylediği şu meşhur sözler: "Ah Romeo, Romeo! Neden Romeo'sun sen? İnkar et babanı, kendi adını reddet, bu elinden gelmezse, yemin et beni sevdiğine, vazgeçeyim ben Capulet olmaktan.", Romeo'nun saklandığı yerden çıkmasına ve aşkını ilan etmesine sebep olur. Gizlice evlenmeye karar verirler. Rahip, bu iki talihsiz aşığın nikahlarını kıyar. Aynı gün, Juliet'in kuzeni Tybalt ile prensin akrabası ve aynı zamanda Romeo'nun arkadaşı olan Mercutio arasında başlayan kavga, Tybalt'ın kılıcından aldığı yara ile Mercutio'nun ölmesine neden olur. Romeo, arkadaşının öcünü almak için Tybalt ile vuruşur ve Tybalt ölür. "Yazgının oyuncağıyım ben" diyerek kaçar Romeo. Olayı duyan Prens, akrabasının öcünü aldığı için Romeo'ya ölüm cezası vermez ama onu sürgün eder.
Juliet, olaylardan haberdar olmuştur. Kuzeninin ölümünden çok, kuzenini öldüren Romeo'nun sürgün edilmesi üzmüştür onu. Bu arada Rahip Lawrence, Romeo'yu hücresinde saklar.

Paris, prensin akrabasıdır ve Juliet'le evlenmek istemektedir. Capuletler bu evliliğe onay verirler ve Juliet'in "hayır" demesine rağmen hazırlıklara başlarlar. Juliet, olanları anlatmak için Rahip'e gider. Romeo, Rahip'in yanından ayrılmış, şehir dışında saklanmaktadır. Rahip Juliet'e düğünden önceki gece içmesi için bir ilaç verir. Bu ilaç Juliet'i 48 saat uyutacak, yaşam belirtilerini sıfırlayacak; iki günün sonunda Juliet uyanacaktır. Herkes onu öldü zannedecek, onu gömecekler ve o uyanmadan Romeo onu mezardan çıkaracaktır. Rahibin planı böyledir ve planı uygularlar. Juliet, ilacı içer, odasında ölü bulunur. Aslında ölmemiştir ama bunu Rahip'ten başkası bilmemektedir. Juliet gömülür. Rahip durumu Romeo'ya mektupla bildirir ama mektup Romeo'ya ulaşamaz. Romeo sadece Juliet'in öldüğünü haber almıştır.

Ya sonrası?...
Son sahneyi anlatırsam, okumamış olanlara haksızlık olacak. En iyisi bu güzel Shakespeare klasiğini siz okuyun, sonra yorumları paylaşalım.
Ama okumamış olanlar da eserin "mutlu son"la bitmediğini pek âlâ bilirler.
Özellikle son sahne için, eseri tiyatro sahnesinde izlemeyi çok isterim.

"Yazgının oyuncağı" Romeo ya da popüler benzetmeyle "Romeo, gerçek aşkın savaşçısı" talihsiz bir aşkın kurbanı oluyor, Juliet'le birlikte.

Aşkın trajedisi, Shakespeare kalemiyle 16. yy'dan 21. yy'a geldi, popülaritesini hiç kaybetmeden.
Romeo ve Juliet, tamamen Shakespeare kurgusu değilmiş, kitabın ilk sayfalarında belirtildiğine göre.

Shakespeare sevenlere tavsiye olunur...
Ama henüz Shakespeare ile tanışmadıysanız, Hamlet'le başlayın derim.

Felsefi ve şiirsel anlatımın zirve yaptığı bir başka Shakespeare eseri.

Hepimize iyi ve zevkli okumalar...

4 yorum:

Arzu-hâl dedi ki...

O kadar popüler olmasına rağmen Romeo ve Juliet'i hiç okumadım.Belki de şiiri pek sevmeyişimdendir.Ben öyküyü severim,kısa ve etkileyici olmalı.
Belki de aşk konusu beni pek cezbetmiyor.Ben hüzünlü şeyleri severim ama aşk değil.

Bu arada Kocaeli'nin neresindesiniz? Ben de Kocaeli'liyim de.

Yaşamın Kıyısında dedi ki...

Çok zaman önceydi okuduğumda bu kitabı, tekrar hatırlamak iyi geldi
Teşekkürler,
Sevgiyle,

YILDIZNAF dedi ki...

Merhaba Seker Kiz Evvel Zaman,
Ben geldim ve yine muzik ve yazilarla buyulendim. Cizimler ozellikle cok hosuma gitti. Yeni seyler gormeyi, ogrenmeyi ozlemisim. Sevgilerimle...

evvelzamanicinde dedi ki...

Sevgili Yaşamın kıyısında, hoş geldiniz... Teşekkür ederim yorumunuz için.

Sevgili Yıldıznaf, sen de hoş geldin. gönderileri beğenmene sevindim ve müziği. çizimlere gelince, ben de çok beğendiğim için paylaşmak istedim.
sevgiler...