Çarşamba, Nisan 16, 2008


DUVARGEÇEN


Marcel Aymé

İsmini çokça duyup okumaya karar verdiğim, Fransız yazar Marcel Aymé'nin (?) meşhur hikayesi Duvargeçen'in de yer aldığı dokuz hikayeden oluşan, tuhaf insanların tuhaf öykülerinin yer aldığı başarılı bir kitap.

Duvargeçen'in konusuna gelince: Duvarlardan geçebilme yeteneğini keşfeden kahramanımız Dutilleul, geleneksel değerlerine bağlı bir memurdur ve çalıştığı dairede müdürü tarafından yeniliklere açık olmadığı için (yazışmalarda hala eski tarz kalıpları kullanmakta ısrar ettiği için) hor görülmektedir. Dutilleul, onurunu zedeleyen hakaretler sonunda olağanüstü yeteneğini kullanmaya karar verir. Önce müdürüyle kendi odasını ayıran duvardan geçer. Ama müdürün gördüğü ansızın duvardan çıkıp kendisine hakaretler yağdıran bir kafadır yalnızca.

O günden sonra sıradan biri gibi yaşamaktan vazgeçer ve duvarlardan geçebilme yeteneğini hırsızlıkta kullanır. Ama zamanla bu durumdan sıkılır ve bilerek kendini yakalatır. Hapse atılır. Kısa bir süre sonra hapisten de sıkılır ve duvardan geçerek kaçar. Hırsızlıklarına devam eder ve zenginleşir kısa sürede. Evli bir kadına aşık olur ve onunla görüşmeye başlar. Kadının evine girmek için duvarlardan geçerken baş ağrılarına tutulur. Yıllar öncesinde yeteneğini keşfettiğinde gittiği doktoru bu durumun bilimsel açıklamasını yapmış ve Dutilleul'a yılda iki kez içmesi için iki ilaç vermiştir. Dutilleul, ağrılarını dindirmek için ne olduğunu çoktan unuttuğu iki ilacı aynı gün içer. İçmiştir içmesine ama aşığının evinden çıkmak için girdiği duvarların arasındadır artık tüm yeteneğini kaybetmiş biri olarak...

( Konudan ziyade özeti oldu ama okuduğum kitapları yazarken anafikir, konu, özet üçlüsünü tek başlık altında yazmaya çalışıyorum.)

Duvargeçen'in fantastik bir hikaye oluşu, anlatım şekli, seçtiği karakter Gogol'un Palto'sunu anımsattı bana. Hikayeyi okuduğumda zihnimdeki çağrışım buydu.

Kitabın diğer sekiz hikayesine gelince: Poldev Masalı, Üç Zabıta Olayı, Kötü Ateş, Zırh, Anahtar Paspasın Altında, Sonuncu hikayeleri de Duvargeçen gibi yazarın fantastik işleyişle yazdığı; hırsı, ahlâk anlayışını (özellikle Poldev Masalı'nda) sorguladığı farklı ve eğlenceli hikayeler, Tahsin Yücel çevirisiyle.

Paris'te Duvargeçen karakter Dutilleul'un heykeli varmış. Alttaki resim orjinal adıyla Le Passe- Muraille heykeli...

Sel Yayıncılık, basım yılı 2002, 109 syf.





6 yorum:

denizanasi dedi ki...

valla seni okudukca bir hevese geldim. gittim bir sürü kitap aldım. ben de daha fazla okuyacagım yine :)))

evvelzamanicinde dedi ki...

Sevgili denizanası, hoş geldin. Uzun zaman oldu yorumlarını görmeyeli.
Kitap okuma isteğine, yeni kitaplar almana çok sevindim.
Umarım güzel kitaplar seçmişsindir.
Keyifli okumalar.
Hangi kitapları aldığını da merak ettim doğrusu :-)
sevgilerimle...

SERAP dedi ki...

Hikaye benimde hoşuma gitti.İşin asıl hoş tarafı adamların hikaye kahramanlarının heykelini yapabilmeleri.Bu inceliğin bizde olmaması canımı sıktı..Mesela Adana'ya İnce Memed'in ,Tekirdağ'a çalıkuşu Ferdi'nin heykeli yapılsa ne hoş olurdu?

SERAP dedi ki...

pardon yukarıdaki ferdi feride olacak:)

denizanasi dedi ki...

aslında sürekli okuyorum ama yorum yazmaya pek fırsatım olmuyor:) aldığım kitaplar hep almanca. nedene türkçe kitap okumayı pek sevemedim. hele ki üniversitede aynı ktabı her iki dilde okumak durumunda kalınca türkçedeki kötü çeviriyi farkettim. pek zevk alamıyorum yani..

evvelzamanicinde dedi ki...

Sevgili Denizanası, sanırım Alman Dili ve Edebiyatı mezunusun yahut Almanca Öğretmenliği. Olsun, başka bir dilde de olsa - ki bence anadilin dışında başka bir dilde kitap okuyabilmen de çok güzel. İmrendim doğrusu- okuman çok güzel.
Benim çeviri değerlendirme gibi bir durumum yok, dil bilmediğim için. Ama yabancı bir dille yazılmş bir kitabı okumak da çok keyiflidir fikrimce, değil mi?
sevgiler...