Salı, Nisan 22, 2008

ZİNCİR


Ak pak olmaya geldim. Giydim sitaremi üstüme, yalınayak kızgın kumlardan geçtim. Şems kavuran çöllerden geçtim. İplik iplik ayrılan karadan, beyzadan geçtim. Yürek ummanlarından geçtim. Zincire vurdun boynumu, uykuma düş oldun. Zincir zoruyla, düş korkusuyla, can havliyle geldim.
Sök mührünü kalbimin. Sözlerin dere olsun, yıkasın kirlerimi...

"Var" dedin, "nedir?"
Var olmaktır, dedim.
"Yok" dedin, "nedir?"
Yok olmaktır, dedim.
"Nedir bunun ortası?"
Kaybolmaktır, dedim.
"Kaybolana ne gerek?"
Yol gösteren gerek.
"Kim gösterir yolu?"
Zinciri elinde tutan.
"Zincir kimin elinde?"
Sizin efendimiz.
"Şimdi kimin elinde?"
Benim efendimiz.
"Ne var bizim aramızda?"
Zincir efendimiz.
"Arada kalan ne olur?"
Kaybolur efendimiz.
"Öyleyse kaybolsun zincir!"
...

-Ama nasıl olur,şimdi buradaydı. Hala izi boğazımda bakın, bakın işte, nereye gider zincir?
-Zincir gitmez, evladım. Yalnızca görüntüsü kaybolur. Görmüyorsun diye varlığını inkar mı edeceksin? Sen söyledin az önce zinciri gördüğünü. Şimdi göremiyorsun diye zincir hiç olmadı mı?
-Şaşkınım. Görünmez zincire eklenmekti niyetim.
-Karınca misali... Önce emek ver, sonra olsun sana yemek...
-Söyleyin, ne dilerseniz yapayım. Yeter ki kelâmınız doğsun içime. Karanlığıma hilal olun.
- Öyleyse, dinle beni... Bak, kâinatın temaşasını görüyor musun? Her canlı kendine "eşlik" arıyor. Ademinden, kuşa, böceğe, nebata cümle canlıya iyice bir bak. Soluklarını dinle: İki hece, duyuyor musun? İşitip de düşmeden durabiliyor musun?
Zaman katar katar akarken, gözlerin âlemi seyredebiliyorken hala kayıp bir zincir mi arıyorsun?...


...


-Hadi evladım, uyan, gün doğdu çoktan.
-Hıı? Anne!
-Yine mi rüya âlemindesin evladım. Aaa! Zincirle mi bağlısın şu yatağa? Hadi kalk bakalım.
-?!!!

(iç ses: Zincir zoruyla da olsa çağrılana ne mutlu...)

2 yorum:

Adsız dedi ki...

“en büyük esaret olsa gerek aşk…”

parmaklıklar ardındayım,
kimsesiz ve susuz...
olsalar kime ne fayda,
teselli mi paklar, yoksa su mu?
ağlar da durur paslı zincirlerin kanattığı kalbim...

varım, farkındayım, öyleyse bu azapta ne?
benden çıkamaz mıyım ey ben!
azap etme, azat et!
bırak ki aşk gelsin, hürlük doğsun, aşk en büyük özgürlük!
affedersin unuttum, ona en büyük esaret demiştin az önce sen…

gerçekten çok güzel bir yazı... varlık, yokluk ve zincir... her yürekte başkadır anlamları... ve dökülüverir bazen kimisinin kaleminden hezeyanları...

Allah kaleminize zeval vermesin, hoşça bakınız zatınıza...
Mustafa Çolak "http://zebell.blogcu.com"

evvelzamanicinde dedi ki...

merhaba, hoş geldiniz... Güzel yorumunuz ve şiiriniz için çok teşekkür ederim.
"varlık, yokluk, zincir" evet, her yürekte başkadır anlamları.

kelimeleri anlamlandırabilmek... başarabildiysem ne mutlu...