Pazar, Mayıs 15, 2011




Sergüzeşt-i Şizofren





altıncı gün

Ben küçükken Büdü olurdum, o Edi. Ben Donatello olurdum o Michelangelo. Ediyle Büdü en sevdikleri sayı hususunda konuşurken Büdü patlatırdı besteyi "en sevdiğim sayı altı" diye. Şimdi düşünüyorum da Büdü bize mesaj mı veriyordun o zaman? Artık altı değil benim sayım, kabul küçükken öyleydi o zaman p.ropaganda nedir bilmiyordum tabi. . Bugün biraz agresifim çünkü karnım aç. Kandaki glikoz yerlerde sürünüyor, durum vahim. Elinde tepsiyle içeri geliyor. Bakalım bugün ne var yemekte? Gözlerime inanamıyorum. O la la, aldente spagetti. Aldente ve yağsız olmayanı tercihim ama iyidir, iyidir, detoks çorbasından iyidir.

Makarnamı ve bol yeşilliğimi yedikten sonra kendime geliyorum. Freddy, detoksla, arınmayla uğraşacağına direk lavman olayına girsen daha iyi olurdu gibime geliyor ama sükut altındır, altınlarım birikti. Altın avcısı tesisatçı Mario şimdi de sen geldin aklıma, az vaktimi çalmamıştın küçükkene. Küçük ve kene, küçük kene, hafazanallah, bahçelerden ırak.

Pozisyon alındı, kemerler takıldı, uçuşa geçiyoruz. Seans başladı. Ben country tarzda döşediğim göl evimdeyim. Pes, bir günde nasıl havasız kalmış ev. Aç bakalım camları. Oh, rüzgar efil efil essin, iyot koksun burnuma oh, mis mis. Sorgu sual başlıyor: " İnsan neyle yaşar?" Vay, çalıntı soru. Tolstoy’un sorusu bu, bilmem mi, hey doktor sen kiminle dans ediyorsun? İnsan gıdayla yaşar, yemek yemek. Ama bunu sana demeyeceğim, içime atıyorum yine. Sıkı dur, beklediğin cevap geliyor: "İnsan sevgiyle yaşar". Çalıntı soruya çalıntı cevap. "Peki sevgi senin için ne demek, sevmek ve sevilmek ne kadar önemli senin hayatında?" Şimdi kompozisyon yazıp eline vereceğim. Kompozisyonum iyidir benim, lisede öğretmenim kompozisyonumu sınıfa okumamı istemişti. Okuyamadım tabi edilgen yapıya sahip olduğum için, kompozisyonum okundu. Sevmek benim için önemli mi, önemli ama bencil davranıp oyumu sevilmekten yana kullanacağım, ama sana söylemek yok sevgili Peter. Peter, pederle çağrışım yapıyor gibi geldi bana. Aman ha, karıştırmayalım orayı. Benimki sevgili doktorum Peter Lorre. Fritz Lang’in "M" filmindeki maniac. Yani onun çakması. Peter+Freddy Krueger= Sevgili dr.

Cevap bekleyen bir soru vardı muhatabı ben olan. "Sevmek de isterim, sevilmek de. Çünkü ikisi de mutluluk kapısının anahtarını elinde tutar. O kapıdan girmek için ikisine de ihtiyaç duyar insan.". "Peki kurmaca bir mutluluk mu gerçek bir acı mı desem, hangisiyle yüzleşebilirsin?" Şimdi sen bana çok okuyup izlediği için deli muamelesi yapıyorsun ya, ben de kendimi kurgu karakter olarak görüyorum ya senin çürük domates tezine göre, sana kapak olacak bir cevap verirdim amma dur hele. "Gerçek bir acıyı tercih ederim. Onunla yüzleşebilirim. Çünkü kurmaca bir mutluluk kısa sürer ve kallavi bir acı alır yerini. Ondan korkarım. Boyum yetmez onunla yüzleşmeye. Ama gerçek bir acıyı özümseyerek, iyileştirerek, paylaşarak mutluluğa çevirebilirim.". "Çok iyi gidiyorsun. Böyle düşünmene sevindim. Seninle bu yolda yürümek inan bana, çok kolay olacak". "Elbette". Çatal dilli beyaz insan. Yine yalan söyledin. O da yalan makinesi getireymiş yanında. Onu da ben mi düşüneyim. Ben menfaatlerimi gözetirim.

"Bugünlük bu kadar. Yarın okuman için sana kitap getireceğim. Yani yarın Monte Kristo günü değil. Bir de spora başlıyoruz. Yürüyüş bandı getireceğim sana. Yarından itibaren her gün bir saat yürüyeceksin. Sevindin mi?". "Çok, bayıldım, mutluluktan havalara uçuyorum, görmüyor musun? Liposuction denesek olmaz mıydı, ya da sana karşındakini fotoshoplu gösteren bir gözlük alsak, hı?". "Sevindim. Yarını sabırsızlıkla bekleyeceğim".

Hay dananın kuyruğu, bin eşek arısı dilimde vals yapsın. Ceyo terlikler ardım sıra yürüsün. Dilek kuyusuna düşeyim de beni dileyen olmadığı için orada milyon yıl kalayım. Ak koyun kara koyun gelsin, yanlış kutuyu işaretleyeyim emi. Üfffff. Ay bari Nike eşofman da getirse de havamız olsa. İyi de hava kime, hava cıva işte...

görsel: Tolstoy

2 yorum:

N.Narda dedi ki...

"sükut altındır, altınlarım birikti."

burası ayrı bir hoşuma gitti.
Yalnız ben parçalı metinleriek yapıp öyle okuyabiliyorum, sonunda büyük bir yorum yazacağım:)

Mizahi üslup sevdiğim bir tarz.

eşek sudan gelinceye kadar yazdım dedi ki...

bekliyoruz devamını=)